Çiçek ten Baykal a yanıt: O kaşıyor
 |
|
CHP lideri Baykal ın Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Paksüt ün izlenmesiyle ilgili Şantaj mı var suçlamasına Çiçek ten yanıt geldi: Baykal mahkemeyi baskı altına almak istiyor.
MURAT YETKİN in yazısı
Kraliçe Elizabeth’in şerefine Ankara’daki İngiltere Büyükelçiliği’nde düzenlenen davette ne konuşuldu dersiniz? Kraliçe’nin bahçeyi teşrifi geciktikçe Ankara’nın yağmaya kararsız ilkbahar göğü altında geniş ve yeşil bahçeyi dolduran siyasi ve diplomatik zevat kendi aralarında en çok AK Parti aleyhine süren kapatma davasını konuşuyordu. Tabii ki muhtemel sonuçlarıyla birlikte. Bu doğal. Ama onun kadar konuşulan bir konu da davanın sürdüğü Anayasa Mahkemesi’nin Başkanvekili Osman Paksüt olayı idi. AK Partili siyasetçiler, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz’ın açıklamalarını esas alıyor, “Hükümet neden izlesin?” diye soruyorlardı. Aralarında fısıltıyla kulaklara bunun polis içinde bir çekişmenin ya da (asker imasıyla) başka güçlerin polis içindeki uzantılarının eseri olup olmadığı kuşkusunu düşürenler de vardı. Muhalefet siyasetçileri ise Paksüt’ün, kapatma davası nedeniyle baskı altına alınmak amacıyla izlendiğinden, bunun arkasında da polisin bağlı olduğu hükümetin bulunduğundan neredeyse emindiler. Rivayet muhtelif Batılı büyükelçiler, Avrupalılar ikiye ayrılmıştı. AK Parti’nin her ne koşulda olursa olsun kapatılmasına karşı tavır alanlar, buna inanmak istemiyorlardı. Mahkeme üyesinin polis izlemesi kuşkusuyla durdurduğu aracın gerçekten polis aracı çıkması, gerçi onlar için de fazla tesadüftü. Dolayısıyla, bu grupta olanlar ‘polis içinde başkalarının adamı yapmış olabilir mi?’ diye soruyorlardı. Gerek Türkiye’yi, gerekse eski Doğu Avrupa yöntemlerini iyi bilen bir büyükelçi, “Böyle bir olay” dedi, “Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde büyük skandal sayılır, büyük soruşturma konusu olur, muhtemelen hükümeti sarsardı. Burada olmuyor”. Büyükelçi, bu durumda medyanın yarısının hükümet etkisi altında olmasının da payı olduğu görüşüne hak veriyor. Çiçek, suçlamaları reddediyor Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Paksüt konusundaki sorulara, 1- Hükümet sözcüsü olması nedeniyle, 2- Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Başkanı olması nedeniyle, 3- Olay patladığında ‘Çıkıp açıklasın’ diyerek Paksüt’ün ‘İki aydır izleniyorum’ ısrarını mümkün kıldığı için muhatap olmak zorunda kaldı. Önce İngiliz Büyükelçiliği bahçesinde, sonra telefonda konuşmalarımızda söyledikleri hükümetin bu olay nedeniyle sıkıntı yaşadığını açığa vuruyordu. Çiçek şunları söyledi:
“Bu önemli bir olaydır. Ama bizimle, yani hükümetle bir ilgisi yoktur. Biri takip edilecekse, dinlenecekse bunun nasıl yapılacağı kanunda belirtilmiş. Kanunsuz takipler suçtur. Bu suçu işleyen cezasını çeker. Bunu soruşturmak da hükümetin işi değil, yargının işi. Yargının soruşturma açması için siyasi makamın izni gerekmiyor. Zaten Ankara Cumhuriyet Savcılığı zannederim haberleri suç duyurusu sayarak inceleme başlattığını açıkladı.”
“Olayın bir önemi de, söz konusu kişinin önemli bir karar verme arifesindeki Anayasa Mahkemesi’nin bir üyesi olmasından kaynaklanıyor. Mahkeme üyeleri bu dava nedeniyle zaten sıkıntı yaşıyorlar. Çekindiklerinden dolayı temsil görevlerini dahi yerine getiremedikleri oluyor. Eş, dost ziyaretlerine gidemiyorlar. Düğünü oluyor, oraya kimin geleceği günlerce haber yapılıyor. Şimdi de bu olay vesilesi ile yargı baskı altına alınıyor.
‘Asıl Baykal kaşıyor’
“Baykal bu durumda ağır suçlamalarda bulunuyor. (CHP lideri Deniz Baykal’ın dünkü Radikal’da “Şantaj mı var?” diye dile detirdiği kuşku-MY) Elinde somut bilgi olmadan olmadan ağır suçlamada bulunuyor. Bu yolla yargıyı baskı tersine baskı altında tutmak isteyen asıl kendisi. Bu olayı vesile bilerek, kaşıyor. ‘Herkes yargıyı rahat bıraksın’ diyenler, yargıyı en çok baskı altında tutmaya çalışıyor. Doğrusu, herkesin yargıyı rahat bırakması.” Bu arada öğreniyoruz ki, Çiçek olayı duyar duymaz Paksüt’ü telefonla aramış, ‘geçmiş olsun’ demiş. Çiçek, “Başka bir şey demedim. zaten yakışmazdı, bu insanlar yargı mensubu” diyor. Kraliçe Elizabeth, Türkiye’yi ziyaretiyle bir şeye vesile oldu. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çankaya’da bir araya getiremediği Başbakan Tayyip Erdoğan ve CHP lideri Baykal’ı, hem de eşleriyle birlikte İngiltere Büyükelçiliği bahçesine getirdi. Yaşadığımız günlerin tuhaflığını daha iyi ne anlatabilir?
Radikal
2008-05-17
|