Lincoln ün boşluğunu Alex ile doldurmak istiyorlar     16 çocuk pornocusu yakalandı     Meclis 42. maddeyi de kabul etti!     İmam Hatiplere yükselen ilgi    
Kullanıcı Adı       E-mail              Kayit Ol
 Dolar :  1.2550YTL  Euro :  1.9367YTL
  Ana Sayfa -
Istatistikler -
  Online : 69
  Bugün Tekil : 527
  Toplam Tekil : 543235
  Toplam Haber : 65894
Dost Siteler -
Flash Oyun Oyna
anschauen
Video indir
donanım-bilgisayar
restorasyon
restorasyon

Hayatımıza rehber olacak kutlu sözler



Son peygamber Hz. Muhammed in (SAV) hayatından günümüze ışık tutacak onlarca davranış ve kutlu sözler var. İşte onlardan birkaçı..

Sizin için Peygamberimiz in sözlerini tarayarak hayatımıza rehber olabilecek prensipler çıkardık. İşte size En Doğru Sözlü nün ağzından çıkan, hayatımıza yön verebilecek sünnetler.Peygamberler Sultanı, yolda insanlara zarar verme ihtimali olan bir cismi kaldırmayı imanın belirtisi olarak görüyordu. Allah Resulü, yemekten önce ellerini, yemekten sonra hem ellerini hem de ağzını yıkardı. Efendimiz, yemeğe besmeleyle başlar, kendi önüne gelen yerden yer ve sonunda verdiği bütün nimetler için Allah a şükrünü ifade etmek üzere "Elhamdülillah" derdi. Allah Resulü, vefat etmiş insanların hep hayırla yad edilmesini tavsiye ederlerdi. Peygamberimiz, insanlara hediyeler verir, onların hediyelerini kabul eder ve hediyelerine ya aynıyla veya çok daha iyisiyle karşılık verirdi. Peygamber Efendimiz tane tane konuşurdu. İyice kavransın diye önemli meseleleri üç defa tekrar ederdi. İNSANLARA ŞAKA YAPARDI Efendimiz, insanlara şaka yapardı. Ancak şakalarında asla yalan olmaz, gerçeğin farklı tonda bir parıltısı görülürdü. Allah Resulü, bir hak zayi olmadıkça halim- selim bir insandı. O ndan asla kötü söz, kaba ifade ve hakaret duyulmamıştır. Efendimiz, beden, elbise, yiyecek, giyecek, ev ve sokak temizliğinin yanında kalb ve ruh temizliğine de önem verirdi. Bu iki temizliği ifade etmek üzere, "Temizlik imanın yarısıdır" ve "Müslüman elinden ve dilinden diğer Müslümanların emin olduğu insandır." buyurmuştu.EMEĞİN KARŞILIĞINI VERİRDİİnsanlara emeklerinin karşılığını hemen verirdi. Bunu ahlak olarak Müslümanlara da tavsiye ederdi: "İşçinin ücretini alnının teri kurumadan veriniz." Peygamberimiz, sık sık çarşıya ve pazara çıkıp dükkanlara uğrardı. Esnafa tartıyı nasıl yapacaklarını gösterir ve dürüst olmalarını tavsiye ederdi. Allah Resulü, komşu haklarına karşı son derece dikkatliydi. "Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir" buyurarak komşuluk ilişkilerinde sınırı çok ileriye koymuştu. EVLENECEKLERE YARDIM EDERDİEfendimiz, evleneceklere imkanları ölçüsünde yardım ederdi. İyi insanlarla evlenme hususunda teşvikleri ve arabuluculukları vardı. O, devrinde de daha sonra da seviyesi yakalanamayan bir adalet zirvesiydi. Adalette sembol haline gelen Hz. Ömer, adaleti O ndan öğrenmişti.Efendimiz, tevazuda da zirveyi temsil ediyordu. Karşısında titreyen bir adama, "Korkma! Ben kral değilim. Kureyş ten kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum." demişti. Hayvanlara merhametli davranır; onlara eziyet edilmemesini, fazla yük yüklenilmemesini ve iyi bakılmasını emrederdi. Allah Resulü, dünya ve ahiret adına bir faydası olmayan boş sözlerden kaçınırdı. Bu konuda, "Faydasız şeyleri terk etmesi, bir kişinin Müslümanlığının güzel olmasındandır." buyurmuştu. KARNI ACIKMADAN YEMEZDİO, acıkmadan yemez, karnı tam doymadan da yemekten kalkardı. "Karnınız iyice acıkmadan yemeğe oturmayın; tam doymadan da kalkın" ifadesi, O nun bu konuda tüm insanlığa yol gösteren bir beyanıdır. Gönüllerin Efendisi, insanların toplu bulunduğu yerlere ve mescidlere güzel kokular kullanarak giderdi.Bunu insanlara da tavsiye eden Allah Resulü, "Soğan ve sarımsak yiyen insanlar, bu kokuları kaybolmadan mescidimize gelmesin" buyuruyordu. Sevgili Peygamberimiz, insanlar arasında, renk, dil, soy-sop, zenginlik ve yoksulluk gibi sebeplerden dolayı ayırımcılık yapmazdı. Bu konuda bize yol gösteren ifadesi şu şekildedir: "Ey insanlar! İyi biliniz ki Rabbiniz birdir; atanız da birdir (Bütün insanlar Adem den; o da topraktandır). Arab ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arab a; beyazın siyaha, siyahın da beyaza Allah korkusu ve sevgisi dışında hiçbir üstünlüğü yoktur."YAŞLANMAKTAN KORKUYORUMÇankırı dan yazan "Dertli" rumuzlu okurumuzun sorusu şöyle: "35 yaşındayım ancak yaşlanmaktan çok korkuyorum. Allah a ve ahirete inanıyorum ama her an bu korkuyla yaşıyorum. Ne tavsiye edersiniz? " Hepimiz zaman zaman geleceğimiz, sağlığımız, yaşlılığımız ve ölümümüzle ilgili düşüncelere dalıp belirli ölçülerde endişeler yaşarız. Bu, bir dereceye kadar normaldir. Ancak bu endişelerin karamsarlık, panik atak şeklinde karşımıza çıkıp hayatımızı etkileyen psikolojik bir rahatsızlık haline dönüşmesine izin vermemeliyiz. Aksi takdirde bu durumda bir teşhisle uzman yardımı gerekebilir... Aslında meseleyi sebepler planında ele alacak olursak, yaşlanmaktan endişe etmemeliyiz. Ama henüz yaşlanmadan bizi ölüme götürecek suiistimal, kuralsız yaşam, hızlı hayat, hastalık vb. durumlara karşı uyanık olmalıyız. Mümkün mertebe geç yaşlanıp, sağlıklı ve uzun bir yaşlılık geçirmek için henüz gençliğimizde tedbirlerimizi alıp, yeme-içme, stres, sigara-alkol, tıbbi periyodik kontroller, uyku düzeni, vitaminler vs. vs. konularına azami dikkat gösterebiliriz... KORKUNUN FAYDASI YOKŞunu unutmayın: "Güneşi göremedim diye sürekli ağlayanlar yıldızları da fark edemezler"... Biraz değiştirecek olursak; sabah güneş doğar, eğer siz, "Bu güneş akşam batacak.. tüh, vah!" diye akşama dek odanıza kapanır ağlarsanız güneşten istifade edemez, üstelik ay ve yıldızların da ışıltısını kaçırırsınız... Korkunun ecele dahi faydası olmadığına göre ihtiyarlığa hiç faydası olmaz. O halde madem gençlik gidecek, âh ile vâh ile, suiistimal ve korku ile değil en iyi şekilde değerlendirerek geçmeli... Her yaşın ve her çağın kendine has ayrı bir güzelliği var... Doyasıya, dolu dolu ve meyvedar bir şekilde yaşamalı, kısacası neciyiz, nereden geldik ve nereye gidiyoruz un bilincinde olmalıyız...EZANI DİNLEMEYİ İHMAL ETMEYELİMŞükürler olsun ki günde beş vakit camilerimizde ezanımız okunuyor. Ezansızlığın ne demek olduğunu yurt dışında yaşayanlar daha iyi takdir ediyorlar. Güzel bir ezan dinlemek kişiye derin huzur verir. İsterseniz bugün fiili bir şükür adına ezan okunduğunda onu baştan sona dinleyelim. Arkasından da ezan duasını okuyalım. Bugün
2008-02-08

Bu Haber : 15 Defa Okunmustur
 En Çok Okunan Haberler
Hayret, kimse sesini çıkarmadı
Kırık gururlar...
Gerilim, tansiyon kime yarar?
KÖŞK'TE GÜVENLİK KORKUSU MU VAR?..
Halimiz duman
Piyasalar paraların değerinin düşmesini istiyorlar